Güçlü Antioksidan Kaynağı Kahve ve Sağlığımız

Geri DönŞub 25, 2014

Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, kahvenin, doğal ve güçlü antioksidan kaynakları arasında ilk sıralarda yer aldığını ortaya koyuyor.

Bunun tam olarak ne anlama geldiğini kavramak için öncelikle "oksidan'ın" ve "antioksidan'ın ne olduğuna bakabiliriz:

Oksidan maddeler, biyolojik moleküller üzerinde zaman zaman hasara yol açabilen aktif bileşenler olarak tanımlanıyor. Oksidan maddelere en çok hava kirliliği, sigara dumanı ve ultraviyole ışınları yüzünden maruz kalıyoruz. Uzmanlar, oksidanların kalp ve damar hastalıkları ile kanser gibi ciddi hastalıkları başlatabildiğini veya ilerlemelerine yol açabildiğini belirtiyorlar.

Antioksidanlar ise, olumsuz olabilecek oksidasyon tepkimelerini engelleyerek, olası oksidatif hasarlara karşı savunmamızı sağlayan en önemli biyolojik silahlarımız olarak kabul ediliyor. Günlük beslenmemizde sebzeler, bitkisel yağlar, meyveler, et, tavuk ve balık ürünleri gibi birçok besin öğesinde bulunuyorlar.

Kahve de, yüksek antioksidan aktivitesine sahip olan bu gıdalar arasında en ön sıralarda yer alıyor. Antioksidan yönünden zengin gıdalar arasında kahveyle birlikte, kakao, kırmızı şarap, nar ve yeşil çay da ilk sıralarda sayılıyor.

Antioksidan açısından zengin içeceklerin barındırdığı polifenol kaynaklarına bakıldığında da kahvenin şarabın hemen ardından öne çıktığı görülüyor:

  • Kırmızı şarap = 200–800 mg/kadeh
  • Kahve = 150–550 mg/kupa
  • Kakao = 150–200 mg/kupa
  • Yeşil çay = 150–200 mg/kupa

Peki, antioksidanların sağlığımıza faydaları nelerdir?

Bu soruya da 5 temel başlıkta yanıt vermek mümkün:

  • Antioksidanlar yaşlanma etkilerini hızlandıran hücre hasarına karşı korunmamıza yardımcı oluyorlar.
  • Bağışıklık sistemimizi destekliyorlar.
  • Kanserin önlenmesine yardımcı oluyorlar.
  • Kalp sağlığımızı destekliyor ve ateroskleroz, kalp krizi, felç ve diğer kardiyovasküler hastalıkların oluşumunu önlemeye yardımcı oluyorlar.
  • Antioksidanlar LDL, yani kötü huylu kolesterolü düşürürken HDL, yani iyi huylu kolesterolü yükseltiyor ve kan basıncını azaltıyorlar.

Kahvenin sağlık üzerindeki diğer etkileri

Kahveyle ilgili yapılan tüm bilimsel araştırmalar, 2-3 fincana tekabül eden orta düzey kahve tüketiminin zihin açıklığı ve konsantrasyonu geliştirdiğini, kısa dönem hafıza ve mantıklı düşünme üzerine olumlu etkisi olduğunu gösteriyor.

Orta düzeyde kahve tüketimi, günümüzü keyifli ve canlı bir biçimde yaşamamıza katkıda bulunuyor. Kahve, uyanmamıza, dikkatimizi toplamamıza yardımcı oluyor, bu da öğrenmemizi ve odaklanmamızı destekliyor.

Kahve ve sağlık denince akla gelen konular arasında, kadınların şikayetçi oldukları selülit sorunu da bulunuyor. Kahvenin selülit yaptığı yolundaki yaygın ve yanlış inanışa karşın, bilimsel araştırmalar kahvenin selülit nedenleri arasında yer almadığını ortaya koyuyor. Tam tersine, kahvenin yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirdiğini ve lenf akışını kolaylaştırdığını gösteriyor.

Gençliğini uzun yıllar korumak için "anti-aging” yöntemlerine başvuranlar da, kahvenin cildin yaşlanması ile savaşan antioksidanlar yönünden çok zengin olduğunu bildikleri için diyetlerinde kahveye de yer veriyorlar. Kahvenin antioksidan özelliği ve "anti-aging” etkisi, sağlık profesyonelleri tarafından da sık sık vurgulanıyor.

Bilimsel araştırmalar her gün orta düzeyde kahve tüketiminin sağlık üzerinde faydalı olduğunu, doğal ve güçlü bir antioksidan kaynağı olan kahvenin birçok hastalıktan korunmada bünyemizi desteklediğini kanıtlıyor…

Daha fazla bilgi için: www.nescafe.com.tr