Osmanlı’dan Günümüze Çikolatanın Lezzetli Tarihi Kitap Oldu

Geri DönKas 11, 2014

Türkiye’nin ilk çikolata tarihi kitabı ‘ÇUKULATA: Çikolatanın Yerli Tarihi’, 11 Kasım Salı günü (bugün) Pera Palace Hotel’de düzenlenen tanıtım gecesiyle kamuoyuna tanıtıldı. Kitap, Nestlé’nin desteğiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan okuyucularla buluşmaya hazırlanıyor.

Çikolatanın ilk ortaya çıkışı, tahminen MÖ 1500’lere, Meksika Körfezi kıyısında yaşayan halklara dayanıyor. Avrupa’nın eline geçmeden önce çikolata, Güney ve Orta Amerika halkları tarafından yüzyıllardır balla ve çeşitli baharatlarla karıştırılarak soğuk ya da sıcak içilen bir maddeydi. Bugünden geçmişe bakıldığında, Avrupa’nın çikolatayı topu topu beş asırdan beri bildiği; bugün bildiğimiz haliyle çikolatanın hikâyesi ise toplamda belki yüz elli seneyi geçmediği söylenebilir.

Günümüzde bir haz nesnesi, bir mutluluk mucizesi olarak kabul ettiğimiz çikolatanın Osmanlı çocuklarının dünyasında, Osmanlı sarayında, ardından Cumhuriyet Türkiyesi’nde biriktirdiği, bugüne kadar anlatılmamış nice hikâyeleri var. Tarihçi ve yazar Saadet Özen’in kaleme aldığı, çikolatanın Türkiye’deki tarihine dair ilk kitap olan ‘ÇUKULATA: Çikolatanın Yerli Tarihi’ sürprizlerle dolu bu serüvenin en tatlı anlarını bizlerle paylaşırken, çikolatanın zaman içinde yüklendiği toplumsal ve kültürel anlamlara da ışık tutuyor.

Dünyada milyonlarca insanı çikolatayla tanıştıran, Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet Türkiye’sinde geniş kitlelere çikolatayı tanıtan ve sevdiren Nestlé’nin desteğiyle okuyucularla buluşan ‘ÇUKULATA Çikolatanın Yerli Tarihi’, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanıyor. Kitabın 11 Kasım 2014 Salı günü (bugün) Pera Palaca Hotel’de düzenlenen tanıtım gecesinde, çikolatanın Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan hikâyesi ve davetlileri zamanda yolculuğa çıkaran geçmişten eğlenceli anekdotlar büyük ilgi gördü.

Nestlé Türkiye Çikolata Grubu Genel Müdürü Oben Akyol, etkinlikte yaptığı konuşmada kitabı “Nestlé olarak desteklediğimiz Türkiye’nin ilk çikolata tarihi kitabı, çikolatanın zaman içinde yüklendiği toplumsal ve kültürel anlamlara ışık tutarken, diğer yandan Nestlé tecrübesinin, uzmanlığının, çikolataya adanmış bir marka öyküsünün altını bir kez daha çiziyor,” sözleriyle anlattı.

Türkiye’de bir ilk olması nedeniyle bir referans kitabı olarak kütüphanelerde yerini alacak bu esere destek vermekten büyük bir mutluluk ve gurur duyduklarını belirten Akyol, “Çikolatanın yerli tarihine en uzun süre eşlik eden ve bu serüvene yön veren bir marka olarak Nestlé’nin bu topraklardaki hikâyesi 1875 yılında başlıyor. Osmanlı sarayının resmi çikolata tedarikçisi unvanını aldığı bilinen tek çikolata firması olan Nestlé, 1909 yılında Londra ve Paris’ten sonraki satış ofisini İstanbul Karaköy’de açıyor. Ardından 1927’de Türkiye’de üretime geçilerek, İstanbul Feriköy’de ilk Nestlé çikolata fabrikası kuruluyor. Böylelikle Nestlé Cumhuriyet döneminde de çikolata tutkusunun yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamaya başlıyor. Nestlé markası bundan sonra, 1966 yılında Damak ve 1973 yılında Chokella gibi unutulmaz çikolatalarla, yediden yetmişe herkesin kalbinde ayrı bir yer edinerek bugünlere kadar geldi. Zaman içinde, çikolatanın yüklendiği toplumsal ve kültürel anlamlar, markaların pazarlama faaliyetleri, tüketicilerin algısı evrilirken, aradan geçen 100 yılı aşkın süredir değişmeyen tek şey, çikolatayla harikalar yaratmak için var gücüyle çalışan Nestlé’nin çikolataseverlere sunduğu keyif ve mutluluk oldu,” şeklinde konuştu. Oben Akyol, kitabın yayınlanmasının ardından tüm Nestlé Türkiye ailesinin sorumluluğunun arttığını ifade etti.

Kitabın yazarı Saadet Özen ise, yaptığı konuşmada öncelikle başta Nestlé ve Yapı Kredi Yayınları olmak üzere kitabın destekçilerine ve emeği geçenlere teşekkür ettikten sonra, “günlük hayatımızda fazlasıyla alıştığımız için adeta onsuz bir hayat düşünmediğimiz çikolatanın tarihi, geçmişte insanların nasıl yaşadığını, neleri sevdiklerini, bugüne kıyasla neleri farklı, neleri aynı gördüklerini anlamamızı sağlıyor,” dedi. “Bu tarih bize; arşivlerin dışında kalan, sıradan insanların muazzam hikâyelerini öğretiyor. “Çukulata” kitabının, en iyi bildiğimizi zannettiğimiz nesnelerin bile gelişen, değişen bir hayatı olduğunu bize göstermek gibi bir katkısının olmasını umuyorum. Tarih gelecekte de devam edeceğine göre çikolata ileride bambaşka anlamlar ve işlevler yüklenebilir, hayatı zenginleştirmek biraz bu gerçeğin farkında olmakla ilgilidir belki de,” diye ekledi.