Sorry, you need to enable JavaScript to visit this website.

Sağlıklı yaşam ve beslenmenin ipuçları

Gıda katkı maddeleriyle ilgili zaman zaman ortaya çıkan negatif söylentiler, hepimizi tedirgin edebiliyor. Oysa sanılanın aksine katkı maddeleri gıdaları tüketim için daha güvenli bir hale getiriyor.

Katkı maddeleri eklenmeden önce yediğimiz hazır gıdalar kısa veya uzun sürede oluşabilecek bozulmalara, besin değerinde kayıplara, bekleme sonucu oluşabilecek zararlı bakterilerin üremesine karşı daha savunmasızdı. Katkı maddeleri gıdaları daha uzun süre saklayabilmek, daha pratik şekilde satın alıp hazırlayabilmek, raf ömrü sonuna kadar aynı lezzet, görünüm ve kalitede tüketebilmek için hayatımıza girdi. Üstelik modern çağın gerekliliklerinden çok önce...

Tarihsel gelişime bakıldığında tuz ve odun tütsüsünün bilinen en eski katkı maddeleri olduğu görülüyor. Gıda boyaları tarihte ilk kez Mısırlılar tarafından M.Ö. 3500 yıllarında kullanılmış. M.Ö. 3000 yıllarında ilk kez eti saklamak için yalnızca tuz, daha sonra M.Ö. 900’lerde hem tuz hem de odun tütsüsü gıda saklamada kullanılmış. Ortaçağda ise gıdalara nitrat eklenerek hem botulizm (bir tür besin zehirlenmesi) önlenmiş, hem de etin rengi daha sağlıklı hale getirilmiş. Bu maddelerin birçoğu bugün de üç temel işlevi görüyor: Kozmetik, koruyuculuk, işleme… Zaman içinde bu katkı maddelerinin sayıları çok artmış ve 4 binleri bulmuştur.

Katkı maddeleri besin işlenirken düşük miktarlarda kullanılan, daha yoğun bir lezzet, renk, daha besleyici değer, işlenme sürecine yardım veya bozulmayı önlemek amaçlı eklemelerdir. Eklendikleri yiyeceklerin içeriğinde bulunmayan ve besinin yapılış sürecinde klasik yöntemde yer almayan maddelerdir. En sık kullanılan katkılar; koruyucu, renklendirici, tatlandırıcı ve lezzet arttırıcılar, emülsifiyerler, doku kalınlaştırıcılar ve stabilizörlerdir. Ambalajlar üzerinede katkı maddelerini E kodu ile görürüz. E kodu, güvenlik değerlendirmesinden geçmiş ve Avrupa Birliği’nde kullanımı onaylanmış gıda katkı maddelerine verilen koddur. Bu maddelerin bir kısmı doğal olarak besinlerde de bulunur. Bunun en sık karşılaştığımız örneklerinden biri limon içerisinde bulunan ve sınırsız tüketimi güvenli olan E330, yani sitrik asittir. E kodu aynı zamanda gıda katkısının tüm kalite standartlarını belirler. Gıda katkılarında bir güven işaretidir. Tabii ki gıda katkı maddelerinin kullanımında güvenli miktarlar belirlenmiştir ve tüm gıda üreticilerinden de bu miktarlara uygun üretim yapmaları beklenir. Uygun miktarlarda kullanılan gıda katkı maddeleri tamamen güvenli olup, besinleri güvenle, keyifle tüketmemiz için kullanılır.