back to all stories
3 minutes read
“Ağızda bir dakika, kalçada bir ömür boyu” deyişi, zaten sağlıklı bir beslenme düzeni için oldukça ağır bir uyarıdır. Bir de bu sonucun bir ömür yerine birkaç ömür sürmesi durumunda ne hissedeceğinizi düşünün.

Kulağa ne kadar tuhaf gelse de kanıtlar, beslenme biçimimizin ve yaşam tarzımızın, çocuklarımızın sağlığını etkileyebileceğini ileri sürüyor. Hatta onların çocuklarının çocuklarını dahi etkileyebileceği düşünülüyor. Elbette bu aynı zamanda atalarınızın yaşam biçiminin sizin üzerinizde etkili olabileceği anlamına da gelebilir.

Epigenetik nedir?

Bilim insanları, çevremizin genlerimizi nasıl etkileyebileceğini giderek daha çok kavrıyor. Bu alana, tam olarak 'genetiğin üzerinde’ anlamına gelen epigenetik deniyor. Bu bilim dalı, DNA'mızı oluşturan harf diziliminin üzerinde yer alan bilgilere bakıyor.

DNA dizilimimizi, vücudumuzun nasıl yapılacağını açıklayan bir kullanım kılavuzu olarak hayal edin. Epigenetik, kılavuzdaki hem en önemli parçaları hem de göz ardı edilmesinde sakınca olmayan parçaları belirtmek için kullanılan fosforlu bir kalem gibidir.

Epigenetik çoğunlukla DNA'mızdaki belirli genlerin, tecrübe ettiğimiz bir şey nedeniyle devreye alınmasını ya da devreden çıkarılmasını ifade eden bir süreç şeklinde de tanımlanır.

Yediklerimizin ve yaşam şeklimizin, epigenetiğimiz, dolayısıyla da genlerimiz üzerinde etkili olduğu keşfi; (DNA’mız nesilden nesle geçtiği için) bunların aynı zamanda çocuklarımızın ve torunlarımızın genlerini etkileyebileceği anlamına gelir.

Sağlıklı yeme ve yaşam tarzı, düşünmemiz gereken sadece kendimiz olduğunda yeterince önemlidir. Ancak mesele insanlığın geleceği ise... İş biraz ürkütücü hale geliyor. Bu alanda araştırma yapılmasının böylesine önemli olmasının nedeni de budur. Yaşam tarzımızın genlerimizi nasıl etkilediğini ne kadar çok kavrarsak, neyi daha çok ve neyi daha az yapacağımızı da daha iyi anlamış olacağız.

Uluslararası araştırma

EpiGen Konsorsiyumu, dünyanın en büyük epigenetik araştırma projelerinden biridir. İngiltere, Yeni Zelanda ve Singapur merkezli araştırmacılardan oluşan bir kamu-özel sektör ortaklığıdır.

"Böylesine dinamik ve heyecan verici bir alanda yapılan bu kadar modern araştırmalara katılmak bizim, anne ve çocuk sağlığı üzerinde olumlu etkisi olduğu kanıtlanmış ürünler yaratmamızı sağlayacaktır." Stefan Catsicas, Nestlé, Teknolojiden Sorumlu Başkan

Nestlé, 2011'de EpiGen ile çalışmaya başladı ve yakın zamanda 22 milyon İsviçre Frangı’nı altı yıllık bir araştırma ortaklığına ayırdı. EpiGen'in yaptığı çalışmalar bizim, beslenmenin genetiği ne kadar etkilediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Araştırmacılar, hamile kadınların beslenme biçiminin ve yaşam tarzının, bebeklerinin genlerini nasıl etkilediğine bakıyor. Hafif epigenetik değişiklikler dahi çocukların ilerideki sağlıklı büyüme ve gelişmeleri üzerinde etkili olabiliyor.

Nestlé Teknolojiden Sorumlu Başkanı Stefan Catsicas, “Böylesine dinamik ve heyecan verici bir alanda yapılan bu kadar modern araştırmalara katılmak bizim, anne ve çocuk sağlığı üzerinde olumlu etkisi olduğu kanıtlanmış ürünler yaratmamızı sağlayacaktır” diyor.

Erken / ilk beslenme

Araştırma, beslenmenin iyileştirilmesini ve hamilelikle ilgili gebelik şekeri gibi sorunların azaltılmasını amaçlıyor. Bu durum, çocukların büyümesi ve gelişiminin yanı sıra, annenin ilerideki sağlığını da etkiliyor.

pregnant woman with girl  

EpiGen 2006'dan bu yana anne ve küçük çocuk beslenmesinde önemli buluşlara imza attı. Araştırmacılar şunu göstermiştir ki gebelik sırasında düşük karbonhidratlı beslenme şekli, bebeğin DNA'sının bir kısmındaki kimyasal değişikliklerle ilgilidir. Bu değişiklikler bu küçük çocukların, çocukluk döneminde aşırı kilolu veya obez olması gibi daha büyük bir riske işaret edebilir.

Bu araştırmalar bir yandan beslenmenin önemini vurgularken diğer yandan da iyi beslenme sağlanmadığı takdirde ortaya çıkabilecek uzun vadeli risklerin altını çiziyor.

Bu, bebeklikle ilgili bilimsel bir alan. Bununla sınırlı olmasına rağmen şimdiden insan vücudunun çevresine nasıl uyum sağladığı ve tepki gösterdiğine yönelik bilgimizi artırmış durumda. Kendi sağlığımızla, çocuklarımızın ve belki de onların çocuklarının çocuklarının sağlığıyla ilgilenme şeklimiz hakkında bize daha başka bilgiler vereceği de kesin.