Fındık Üreticileri için Umut Hasadı

Türkiye'deki fındık üreticileri için daha iyi koşullar

fsa

Deniz Austin, Nestlé Sorumlu Kaynak Kullanımı Yöneticisi 
 

Deniz Austin

Türkiye'de belirli bir sezonda çalışan üreticilerin yaşamı hiç de kolay değil. Her yaz, özellikle Türkiye'nin güneydoğusundan binlerce göçmen üretici, fındık hasadı yapmak için genellikle aileleriyle birlikte yüzlerce kilometre yol kat ederek Karadeniz'e gidiyor. İşleri zor ve çalışma saatleri uzun.

Fındık hasadı yalnızca 30 ila 45 gün sürüyor ve birçok işçi, farklı mahsulleri hasat etmek için yıl boyunca ülkenin her yerine seyahat ediyor. Aileler çalışırken çocuklarını bırakabilecekleri güvenli bir yerden genellikle yoksun olduklarından, çocuk işçiliği daima mevcut bir risk.

svs

Üç yıl önce, bir aile beni bir köydeki geçici barınaklarını ziyarete davet etti. Kapı görevi gören perdeyi kenara çektiğimde, binlerce kişinin kendini içinde bulduğu gerçekle karşılaştım: birçok genç yüz - okulda olması gereken çocuklar buradaydı.

O gün çektiğim bir yaşındaki erkek çocuğun ve onun dokuz yaşındaki kız kardeşinin fotoğrafı şimdi masamın üzerinde duruyor. Bu fotoğraf bana kimin için çalıştığımızı, bu insanların genel yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirme yükümlülüğümüzü ve çocuk işçiliği riskini ortadan kaldırmamız gerektiğini hatırlatıyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), dünya genelinde 73 milyon çocuğun sağlıklarını, güvenliğini ve ahlaki gelişimlerini tehlikeye atan riskli işlerde çalıştırıldığını tahmin ediyor. Temelde hane halkı yoksulluğu nedeniyle, milyonlarca insan kendilerini hiç de parlak bir geleceğin beklemediği bu döngü içinde sıkışıp kalmış durumda.
 

İyileştirilmiş koşullar
 

Nestlé, tarımsal tedarik zincirlerinde çocuk işçiliği ile mücadele ediyor ve son altı yıldır Türkiye'de fındık için Sorumlu Kaynak Kullanımı programını yürütüyor. Fındık tedarik zincirimizdeki çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmek için tedarikçilerimiz, Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yerel STK'lar ve Adil Çalışma Derneği (Fair Labour Association - FLA) ile yakın işbirliği içindeyiz.

2018 yılında FLA, Türk devlet kurumları ve Türkiye'deki iki fındık tedarikçimiz Olam ve Balsu ile bir pilot uygulama gerçekleştirdik. ABD Tarım Bakanlığı'nın Tarımsal Tedarik Zincirlerinde Çocuk ve Zorla Çalıştırmanın Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Kılavuz İlkeleri tarafından yönlendirilen bu çalışma, tedarik zincirimizdeki çocuk işçiliği ve işçi hakları konularının temel nedenini daha iyi anlamamıza yardımcı oldu.

vs

Nestlé olarak, bu öğrendiklerimizi Sorumlu Kaynak Kullanımı programımızı yeniden tasarlamak ve tedarikçilerimizle ortak finanse edilen Karadeniz bölgesindeki fındık üretilen köyler ile işçilerin ikamet ettikleri Güneydoğu Türkiye'deki sorunları hedef alan müdahaleler için kullanıyoruz.

Bu bölgelerde işçileri, üreticileri ve aracıları eğitiyoruz. Program içeriklerimizden biri kadınların güçlendirilmesi ve bu doğrultuda Nestlé, işe alım uygulamalarını yeniden şekillendiriyor, konaklama yerlerini yeniliyor, su, hijyen ve sanitasyon sağlıyor, işçiler için kişisel koruyucu ekipman sağlayıp çocuklar için yaz okulları açıyor ve şikayet mekanizmaları oluşturuyor.
 

Yaz okulları faydalı oluyor
 

Nasıl mı yapıyoruz? Haziran 2019’da FLA, bu mücadelelerin etkisini değerlendiren (FLA’nın kapsadığı tüm sektörlerde) türünün ilk örneği olan raporunu yayınladıRaporda (pdf, 6 Mb) çocuk işçiliğini hedef alan çabalarımızın “verimli olduğu” sonucu duyuruldu. Özellikle yaz okulları çocuk işçiliğinde düşüş sağladı ve tedarik zinciri boyunca da çocuk çalıştırılmasına karşı ortak bir fikir birliği gelişiyor.

Birçok işçi bana, çocuklarının aşağıdakine benzer içerikte günlükler yazdıklarını söyledi: "Yaz okulunu kendi okulumdan daha çok seviyorum, çünkü buradaki öğretmenlerin beni sevdiğini hissediyorum. Yaz okulundan önce üniversiteye gitme hayalim yoktu. Şimdi ders çalışmak ve öğretmen olmak istiyorum. Kitaplarımı ve oyuncaklarımı seviyorum."

veve

Diğer müdahalelerde de başarı elde edildi. Örneğin, işçi aracıları - geleneksel olarak işçilerin ücretlerini adil olmayan uygulamalarla kesen ya da çalan "aracılar" olarak anılırlardı – şimdi ise yetkili makamlar nezdinde kayıt altına alınarak işçilerle iş sözleşmeleri imzalıyorlar.

Bu ilerleme memnuniyetle karşılansa da çalışma faaliyeti uygulamalarının geleneksel olarak gayri resmi olduğu ve zorlu bir ortamda işçilerin hasat sırasında aynı bölgedeki farklı çiftliklere de çalışmaya gönderildiği dikkate alındığında daha yapılacak çok fazla iş olduğunun bilincindeyiz.

Çocuk işçiliğiyle mücadele, tedarik zincirindeki herkesin ortak sorumluluğunu oluşturuyor: Nestlé ve bizim iş kolumuzdaki firmalar, tedarikçilerimiz, yerel ve ulusal hükümet aktörleri, STK'lar ve diğerlerinin sorumluluk almaları gerekiyor. Birlikte çocuk işçiliği döngüsünü kırabiliriz. Bu zaman alacak, ancak uğrunda çalışmaya değer tek gelecek, tüm çocukların hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir gelecektir.